Bugun...
Emre KONGAR -- Psikoz!
Tarih: 29-09-2015 09:46:00 Güncelleme: 21-09-2018 09:47:00 + -



Emre KONGAR -- Psikoz!

Michigan’da Master yaparken, hem insana duyduğum meraktan hem de eğitim programında önerildiği için, çok yoğun olarak psikoloji ve psikopatoloji (psikolojik hastalıklar) dersleri almıştım. 
Son zamanlarda toplumca, etnik ve mezhepsel eksenlere ilaveten, siyasal ve kültürel olarak, hatta yemek, içmek, gezmek, eğlenmek gibi, günlük yaşamın olağan alanlarında bile karşıt gruplara bölündüğümüzü, birbirimize çok düşmanlaştığımızı, üstelik de geniş halk kitleleriyle yöneticilerimiz arasında bu konularda ciddi teşhis farkları oluştuğunu görmeye başlayınca acaba “toplumsal kökenli bir psikoz ile mi karşı karşıyayız?” diye düşündüm.

***

Psikoz, gerçeklerden kopmak demektir... 
Kimi zaman geçicidir, kimi zaman kalıcı nitelik taşır; insanların çevrelerindeki gerçekleri, olduklarından farklı biçimde algılamalarını ve üstelik de bu algıları, yine bağlamlarından kopuk biçimde yorumlamalarını içerir.

***

İnsanlar neden psikoza yakalanır: 
1) Ölüm, hastalık, terk edilme, işten atılma gibi büyük acılar yaşadıklarında... 
2) Çözüm yeteneklerini aşan, çözemeyeceklerini düşündükleri sorunlarla karşılaştıklarında; yetenekleri ihtiraslarının çok gerisinde kaldığında... 
3) Duygularında, düşüncelerinde, inançlarında, ilişkilerinde tutum ve davranışlarında, büyük çelişkiler, uzlaşmaz zıtlıklar yaşadıklarında... 
4) Büyük ve/veya sürekli baskılar altında kaldıklarında... 
5) Ait olduklarını düşündükleri gruplar tarafından dışlandıklarında... 
6) Kendilerini büyük bir tehdit altında hissettiklerinde, korktuklarında... 
7) Zaten hassas oldukları konularda üst üste darbe yediklerinde ve çok üzüldüklerinde... 
8) Başka çelişki ve/veya gerginlik hallerinde.

***

Psikoz belirtileri: 
1) Olmayan sesler duymak, hayaller görmek... 
2) Sürekli tehdit altındaymış, takip ediliyormuş, herkes kendisine düşmanmış gibi hissetmek... 
3) Sürekli olarak duygu ve düşünce, tutum ve davranış değiştirmek.. 
4) Hep yanlış anlaşıldığını iddia etmek... 
5) Dostlarını ve düşmanlarını aşırı duygularla değerlendirmek ve sık sık değiştirmek... 
6) Duygusal olarak çok inişli çıkışlı 
veya sürekli depresyon halinde olmak... 
7) Gerçeklerle ve hatta birbirleriyle bile uyumlu olmayan duygu, düşünce, tutum ve davranışlar sergilemek.

***

Toplumlar: 
İçlerindeki farklı gruplar kendilerini ne denli özgürce ifade edebiliyor, yönetimde ne denli temsil edilebiliyor, kendilerini çoğunluğa ve yönetime karşı ne kadar güvenli hissediyorlarsa; yani temel hak ve özgürlükler ne denli yerleşik ve yaygınsa... 
Yöneticiler, halka ne denli yakın, halkla ne denli yoğun ve gerçekçi diyalog içindelerse... 
O kadar sağlıklı olurlar!

***

DİREN RUH SAĞLIĞI!




Kaynak: Cumhuriyet Gazetesi

Bu haber 21918 defa okunmuştur.

Etiketler :

YORUMLAR



Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KONUK YAZARLAR HABERLERİ