Bugun...
Müyesser YILDIZ -- Andımız rezaletine imza atan birim kime bağlıydı
Tarih: 26-10-2018 14:07:00 Güncelleme: 15-11-2018 10:30:00 + -



Müyesser YILDIZ -- Andımız rezaletine imza atan birim kime bağlıydı

Ülkemizde ender görülen bir gelişme oldu ve Milli Eğitim Bakanlığı'nda Andımız'la ilgili o vahim temyiz dilekçesini hazırlayan bazı yetkililer görevden alındı.
Bu gelişmeden sonra göreve gelir gelmez özel okulunu kardeşine devrettiği için alkışlanan Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk herhalde bir kez daha alkışlanacaktır!..
Ama bir dakika durun!..
Dün partisinin Meclis Grup Toplantısındaki konuşmasıyla, faturanın bürokratlara kesilmesinde etkili olan MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin Andımız'la ilgili bir başka açıklamasını hatırlatalım önce.
Bilindiği gibi, Andımız 2013 yılı sonunda “Açılım süreci”, yani PKK'nın isteğiyle kaldırıldı. Bu adımı savunan Erdoğan'ın söylemleri, bugünküyle aynıydı.
Ve o vakitler de birkaç ay sonra mahalli seçimler vardı.
İşte bu seçim kampanyası vesilesiyle 2 Mart 2014'te Manisa'ya giden MHP Lideri Devlet Bahçeli, Andımız ve T.C. ibarelerinin kaldırılması konusunda Erdoğan'a hitaben şöyle meydan okudu:
“Bir gün iktidardan ayrıldığın dönemde, MHP’ye iktidar nasip olursa, nerede ikamet edersen et onun 25-30 metre karşısına 'Ne Mutlu Türküm Diyene’ yazmazsam, okula giden çocuklara, evinin önünde Andımız’ı okutmazsam, bunların alayının hesabını sormazsam namerdim.”
Bahçeli'nin kayd-ı şartı belliydi; “Erdoğan iktidardan ayrılırsa ve MHP'ye iktidar nasip olursa” bunları yapacaktı!..
Bahçeli'nin bu konuşmasından sonra MHP Beşiktaş Belediye Başkan adayının, Beşiktaş'taki Başbakanlık ofisinin önüne gidip, Bahçeli'nin sesinden Andımız'ı dinlettiğini belirttikten sonra dün ve bugün yaşanan gelişmelere gelelim.
-Bakan Okumamış Yani-
Bahçeli, dünkü grup konuşmasında Milli Eğitim Bakanlığı'nın Danıştay'a gönderdiği temyiz dilekçesindeki ifadeleri ağır bir dille eleştirdikten sonra şunları söyledi:
“Milli Eğitim Bakanımızın temyiz dilekçesini görmediğine veya yoğunluktan dolayı dikkatle bakmadığına inanmak istiyor, bunu ümit ediyoruz... Türklerin millet bilincine en geç ulaşan topluluk olduğunu söyleyen şahıs direkt sana soruyorum, bunu nasıl yazdın, nasıl iddia ettin, hangi çevrenin mahsulü, nerenin piyonusun? Bu yanlı ve maksatlı değerlendirmelere imza atanlara diyorum ki, asıl sizin sabah akşam Andımızı okumaya ihtiyacınız vardır ve Türk Milleti'nin kim olduğunu, Türklüğün nasıl bir tarih ve sosyolojik derinlikten süzülüp geldiğini öğrenmeniz şarttır, önünüzdeki asıl ödevdir.”
Özetle, 4 yıl önce Erdoğan'ı eleştiren Bahçeli, dün Milli Eğitim Bakanı Selçuk'a kibarca dokundururken, asıl faturayı bürokrat ve memurlara kesti.
Bugün de malum gelişme oldu; MEB Hukuk Hizmetleri Genel Müdürü ile iki avukat görevden alındı.
Sözkonusu kararın ortaya çıkardığı birinci sonuç şudur:
Bakan Ziya Selçuk'un böylesi önemli bir dilekçeyi okumadığını ya da Bahçeli'nin ifadesiyle, “Görmediği veya yoğunluktan dolayı dikkatle bakmadığını” anlamış olduk.
-Ya Bakan Yardımcısı?-
Olabilir, çünkü MEB Teşkilat Şemasına göre, Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü doğrudan Bakan Ziya Selçuk'a bağlı değil.
Ya kime bağlı derseniz?
Bakan Yardımcısı İbrahim Er'e bağlı.
Er kim? Erdoğan'ın teyzesinin oğlu, yani kuzeni.
Uzun yıllar Milli Eğitim Bakanlığı'nda önce İlköğretim Genel Müdür Yardımcılığı, ardından Genel Müdürlük yaptı.
2011 yılında ise bugün MEB'in karşı karşıya geldiği Danıştay üyeliğine seçildi.
Geçtiğimiz 25 Temmuz'a kadar da Danıştay'daydı, bu tarihten sonra Milli Eğitim Bakan Yardımcılığına atandı.
Peki, bu önemli dilekçeyi o da mı okumadı, görmedi?
AKP Sözcüsü Ömer Çelik dilekçenin hazırlanması sürecini anlatırken, “MEB'de bir temyiz oluşturuluyor. Şimdiye kadar sahiplendiğimiz milli varlığımız, kimliğimizle ilgili son derece kapsamlı bir değerlendirme yapılıyor. Aslında temyiz dilekçesinde bunun verilmesi gerekirdi. Bu görüşe rağmen oradaki avukatlar tarafından bu paragraf oraya ekleniyor. Kontrol etmesi gereken bürokratlar da kontrol etmiyorlar” dediğine göre, demek ki, Bakan Yardımcısının da haberi olmamış!..
O halde soralım, Milli Eğitimimiz kimlere emanet ve işler böyle mi yürüyor?
-Dilekçedeki Tek Sorun O Bölüm mü?-
AKP Sözcüsü Ömer Çelik'in açıklamalarına dönelim; Bahçeli'nin dilekçedeki “geç milletleşmeye” ilişkin ifadelere yönelik eleştirilerine katıldıklarını, kendilerinin de görüşünü yansıtmayan bu bölümün temyiz dilekçesinden çıkarılıp, sürecin devam ettirileceğini söyledi.
Ya, Andımız'ın, “çağdışı, faşist” olarak nitelendirilmesi, “Papağan gibi tekrarlama” benzetmesi?..
Bunlar AKP'nin görüşünü yansıtıyor mu?
Ya da şu iddialı öneri:
“Andımızı 1933 yılından itibaren söyleyen kuşakların, And’daki ifadelere ne denli uygun yurttaşlar olarak geliştikleri, etkisini anlamak açısından konu bir bütüncül yaklaşımla değerlendirilmelidir.”
En azından Bahçeli de Andımız'ı okuyarak, yetişmiş kuşaktan biri değil mi?



Bu haber 657 defa okunmuştur.

Etiketler :

YORUMLAR



Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KONUK YAZARLAR HABERLERİ