Bugun...

Bahar TOLUNAY ÇİFTARSLAN
SEYEHAT DİZİSİ – KIBRIS / 3. ANLATIM - LEFKOŞA
Tarih: 02-06-2017 06:20:00 Güncelleme: 02-06-2017 06:20:00


 

 

 

 

 

 

LEFKOŞA

İşte Lefkoşa daydık. Gözümüzü açtığımızda perdeleri çekmeden güneşi görmek olanaksızdı. Sanırım casino düşkünleri gece oynayıp gündüz uyudukları için otel perdeleri ışık geçirmez kumaştan yapılmıştı.

 

Kahvaltı 11.00 e kadar olduğu için hemen duşlarımızı aldık salona indik. Açık büfe kahvaltı hayli zengin ve kaliteliydi. Kavun başta olmak üzere çeşitli meyveler, börek poğaça gibi tuzlular, zeytin ve peynirde ve kuru yemişlerde bol çeşit vardı. Çabuk doymayayım diye çok sevdiğim yumurtayı seçmedim, özellikle Kıbrıs’a özgü hellim peyniri, kızartılmış hellim, domates maydanoz tabağı yaptım kendime, Çok da memnun kaldım.

 

Otelimizin kapı önünden geçen geniş cadde kefelerin en fazla sıralandığı caddeymiş. Aileler arası tanışma bunlardan birinde olacaktı. Evde ikram telaşına düşmesinler rahat sohbet edilsin diye böyle önermiştim. Kabul görmüştü ve çok iyi oldu, gerekene öneririm.

 

Yürüyerek gittik. Hava sıcak ama az rüzgarlıydı. Meğer rüzgarı ve ani bastıran yağmuru ünlüymüş. Her ikisine de tanık olduk.

 

Kahveler ısmarlandı. Ama bir özel uyarıyla. Garsona “Mehmet efendi kahvesi istiyoruz” demeniz gerekiyor, aksi halde Türk kahvesi tadını bulamıyormuşsunuz.

 

Kahvede titizimdir. Nereye gitsem elektrikli cezvem ve kahvem en önce valize konur. Yine odada yapıyordum ama havuz başında misafirlerime ikram edeyim dedim. Başıma geldi, otelde söylemeği unuttum hiç beğenmediğim kahveyle karşılaştım. Giderseniz mutlaka siparişte hatırlatın.

 

Kahve ve muhabbetten sonra Lefkoşa da yürüyüşe geçtik. Bize Lefkoşa yı ortadan ikiye bölen sınır ve alanını ve Girne kapısını göstermek istediler.

 

İki kilometre kadar yürüdük tel örgüye geldik. Biraz kod farkı var. Türk tarafı daha yüksek, Rum tarafı aşağıda kalıyor. Dikkatimi çeken ve üzen konu, Türk tarafının az, Rum tarafının çok bakımlı olmasıydı…

 

Bu kısımda size yine netten aldığım bilgileri aktarmak istedim:

 

 

Lefkoşa

 

“ Kıbrıs adasının ortasında yer alan, Kıbrıs Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin başkenti. Kıbrıs'ın en kalabalık kenti ve en önemli kültür, sanayi, ticaret ve ulaşım merkezidir.

 

Şehir dünyadaki bölünmüş tek başkenttir. Şehir, Yeşil Hat diye adlandırılan sınırla ikiye bölünmüştür. De jure olarak Kıbrıs Cumhuriyeti tüm şehrin idaresine sahip olsa da de facto olarak sadece Güney Lefkoşa'ya hakimdir. Kuzey Lefkoşa Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti hakimiyeti altında olup uluslararası toplum tarafından Türk işgali altında olarak değerlendirilir. İki kesim Birleşmiş Milletler Barış Gücü idaresindeki bir Ara Bölge ile ayrılır. 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası ile Lefkoşa Türk Belediyesi'ne yasal statü tanınmıştır.

 

Olaylar sonucu 30 Aralık 1963 günü TürkiyeYunanistan ve Birleşik Krallık hükümetleri toplandı. Bu toplantı sonucu Yeşil Hat olarak da bilinen ve şehri Türk ve Rum kesimlerine bölen sınır çizildi. Bu sınırın "Yeşil Hat" olarak anılmasının sebebi, hattı harita üzerinde çizen Birleşmiş Milletler görevlisinin kaleminin yeşil renk olmasıdır. 1974 yılında gerçekleştirilen Kıbrıs Harekâtı ile şehirdeki sınırlar kesinleşti.”

 

1963 olaylarını anımsayıp İyice duygusallaşmıştık. Ne acılara tanık etmiş bu kentin ağırlığı omuzlarımızda, bu kez Girne Kapısını görmeğe gidecektik ki yağmur sürpriz yaptı. Dönüşe geçtik.

 

Daha önce yazdığım gibi toplu taşımacılık çok zayıf. Taksi desen her sokak başında yok. Ana caddeye ulaşmak zaman aldı. Biz anne babalar şanslıydık çocukların arkadaşlarından biri yetişti bizi arabasıyla otele getirdi ama çocuklar taksiye varana kadar bayağı ıslanmışlar.

 

Gençlerimizi beklerken otelin havuz başındaki localara kurulduk. Minderler pek rahattı. Kahvelerimizi sodalarımızı içtik, çocuklar gelince dağıldık.

 

Akşama çok önemli ve keyifli bir nedenle bu kez evde buluşacaktık. Biraz dinlendik, akşam için hazırlandık.

 

Gecemiz hep birlikte çok güzel geçti, hepimiz mutluyduk.

 

Yarın sabah iki araba Girne’ye gideceğimizden ayrıldık.

 

Otele döndük ama beyler doğru kumarhaneye daldı, casino büyüsü beyleri iyi sarmıştı. Ama  biz anne kız az sohbet ettik, sonra uykuya teslim olduk…

 

 

YAKINDA GÖRÜŞME DİLEĞİYLE.

 



Bu yazı 844 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI