Bugun...

Nazan Çoker ÇİNKO
AKP: ÇOCUKLARINI YUTUYOR BİR LOKMADA
Tarih: 31-10-2017 13:51:00 Güncelleme: 31-10-2017 13:51:00


 

 

 

 

 

 

 

Bu gün itibariyle, il oldu olacak şehrimiz Bandırma ‘yı, bir liman şehri Rotterdam yapacağım, diye tutturan, ama kudretli reisleri Hollanda ‘ya su yapınca mecburen planları yırtıp atan, icraatları ile Bandırmalıları çılgın Türklere çeviren Balıkesir Büyükşehir Başkanı A.Edip Uğur istifası ile gündemi sarsmış bulunuyor.

 

Günlerdir direndiği söylenen , ‘’ istifa yok, diyorum, hanıma bile inandıramıyorum ‘’ diye şikâyet eden A.Edip Uğur sonunda saat 17 ‘ de istifa mektubunu okudu ekran başındakilere ve Balıkesir halkına ve partisine.

 

Biz de seyrettik tabi ki, hatta Kemalettin Tuğcu kitaplarıyla büyüyen ve de ‘’ senin annen bir melekti yavrum ‘’ yeşilcam Türk filmi fragmanlarıyla yetişen nesilin bir üyesi olarak, Sayın Uğur’un sesi titreyip, ağlamaya başlayınca, ben de gözlerimin sulanmasına engel olamadım doğrusu.

 

Türkiye’de yapılan siyasetin, daha da belirginleştirelim,  bu gün A.Edip Uğur ‘un istifasının Türk halkına yaptığı en olumlu katkı nedir derseniz, ortalama 400 kelime ile konuşmakta olan ( İngilizlerin kelime haznesi 2000 kelime imiş de, moralinizi bozdum ama ) Türk ahalisinin kelime dağarcığını artırmaktır, diye cevap verebiliriz.

 

Sayın Başkan:

‘’Göreve devam etme imkânı bizler için ortadan kaldırılmıştır. Ak partide durum OTOFAJİ ‘ye getirilmiştir ’’cümlesini duyunca oto kısmından bir şeyler çıkarmaya çalışsam da , ‘’şimdi internete bakarım, ne demekmiş’’ diye düşünürken, internet benim düşüncelerimi de bilip, hemen notunu düşmüş.

 

Ortalama düşünce kapasiteli Türk halkı yani bende dâhil, hemen internete sarılmış, rekor sayıda’’ OTOFAJİ nedir’’  diye aramış.

 

Yaşasın, kelime dağarcığımıza bir kelime eklendi. Sağolasın Edip Uğur, giderayak katkıda bulunduğun için bize.

 

OTOFAJİ: Antik Yunanca da kendini yemek anlamına geliyormuş. Hücrelerin gereksiz veya işlevsiz kalan parçalarını doğal, düzenli ve yıkıcı bir şekilde ortadan kaldırmasıdır. Kısaca insanın kendi vücut parçalarını yeme arzusu imiş. 2016 yılında tıp alanında Nobel ödülü OTOFOJİ araştırması nedeniyle Yoshinori Osumi adlı bilim adamına verilmiş.

 

Sonra da devam etmiş Sayın Başkan:

‘’Şimdi bütün varlığımla KÜLLİ İRADEYE sahip olarak CÜZİ İRADEMLE milletime vefa gösteriyorum. Partime ve başkanlık görevime burada veda ediyorum.’’ Sözlerini de görünce haydi internet başına yine ...

 

Doğrusunu söylemek gerekirse CÜZİ miktardaki aklımla CÜZİ İRADE ‘nin ne olduğunu hemen anladım tabi ki. Çünkü insanoğlunun sahip olduğu irade idi cüzi miktardaki irade. Evlenmeyi, işini, gücünü, partini seçebilirsin.

 

Amma velâkin,  KÜLLİ İRADE ‘ de yanıldım.

Bildiğim KÜLLİ İRADE, yaradan idi, sorgulanmayan, tartışılmayan. O irade ki evreni yaratan, gezegenleri yaratan, doğayı yaratan, insana ise az miktarda irade layık görendi. Külli İrade ‘ de insancığın cüzi iradesinin rolü yoktu. O Edip Uğurlarla, insanın küçük hırslarıyla uğraşmayandı

 

Hep aklımda Sayın Cumhurbaşkanına ‘’ Mağrur olma Padişahım, senden büyük Allah var ‘’ diye bir yazı yazmak geçiyordu ki vazgeçtim. Gördüm ki kendisi çoktan KÜLLİ İRADE sıfatına ulaşmış durumda, dini bütün, muhafazakâr, Müslüman Türk halkının gönlünde.

 

Sonuçta 3 yeni kavram girdi literatürüne Türk halkının.

 

OTOFAJİ , KÜLLİ İRADE , CÜZİ  İRADE .

 

Kazanç sayıyoruz , mutlu oluyoruz ...

 

Bu arada A.Edip Uğur ‘’Ailenize ve evinize kadar ulaşan tehditler var ‘’ diye devam ediyordu  ki , istifa anını kaçırmak istemeyen ya da başkana destek olmaya gelmiş dinleyici topluluğu  öyle bir alkış seli yarattı ki , Avrupa Yakasının Şahikası gibi şöyle diyebiliriz hep bir ağızdan : ŞAŞIRDIM .

 

Ey ahali ,neyi alkışlıyorsunuz? 

 

Adam diyor ki , Sizin de içinde yer aldığınız parti ve KÜLLİ İRADE beni ve ailemi tehdit etti .Bir suç eylemi gerçekleşti.

 

Kimi alkışlıyorsunuz?

 

Tehdit edeni mi ?

 

Tehdit edileni mi ?

 

O derece karışık ruh hallerindeyiz işte .

 

 

Şimdi de pollyannaya dönüşerek şöyle düşünebiliriz birazcık da.

 

 Yine de doğma büyüme Balıkesirli olan , bu toprakların havasını solumuş ( gerçi keşke solumamış olsa  ,bagfaş , Etibank malum ) olduğundan ,belki de bu kıyılarda denize girmiş olduğundan ya da bu bölge insanının suyunu içmiş bir hemşehrimiz olarak ,diğer belediye başkanlarının aksine , sütlü kahve tadında ,sütten bir istifa mektubu değil , gayet sert , yaşadıklarını ve baskıları açıklayan koyu bir nescafe tadında bir istifa mektubu sunmuştur kendileri .

 

ADALET VE KALKINMA PARTİSİ , kuruluşunun 16 .yılında evlatlarını gözünü kırpmadan yemeye başlayan bir Satürn ' e  dönüştü .Başka çaresi yok ki . Çevresindeki her şeyi , herkesi yedi ,doymuyor , hala doymadı . 

 

Askerlerini yedi ,

 

 Aydınlarını yedi,

 

 Gazetecilerini yedi

 

 Çocuklarını  yedi ,

 

 Gençlerini  yedi …

 

 Ceza evleri doydu , O doymadı …

 

 Toprak doydu , O doymadı….

 

 

Nazan Çoker Çinko – 31 Ekim 2017

 

 

 

 



Bu yazı 1267 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI