Bugun...

Nazan Çoker ÇİNKO
OFFFF T A M A M ARTIK, BİRAZ DEĞİŞİKLİK LÜTFEN…
Tarih: 12-05-2018 09:47:00 Güncelleme: 12-05-2018 09:48:00


 

 

 

 

 

Güzel ülkemizde siyaset yapmak ve de şu an  yapılan siyasete bakılarak yorum yapmak ve yazı yazmak hiç de kolay değildir ve de cesaret ister. Çünkü

 

Her an, her şey değişebilir. Bugün kol kola ittifak kuranlar yarın birbirine şerefsiz diyebilir, ya da dün birbirine hakaret edenler bu gün kol kola yürüyebilir.

 

Bunun içindir ki yazı yazarken ve de yorum yaparken sadece kendi düşünceleriniz ve duygularınız temel alınırsa belki de ileride yazdıklarınızı benimdir diye her daim sahiplenebilirsiniz göğsünüzü gere gere.

 

Çekirdek ailenizde yaşarken, sorunlarınızın üzerini örtmeye kalkıp, yüzleşmekten kaçınırsanız ya da ötelerseniz küçücük bir sorunun bile dağ gibi yığınlar oluşturduğunu görebilirsiniz. Saklayarak, bastırarak, görmezlikten gelerek sorunları çözemez ve yok edemezsiniz.

 

Hele ki baskı ile hele ki şiddet ile Çözmeye kalkarsanız en sonunda yanardağ gibi patlamalara sebep olursunuz.

 

İşte Türkiye’  de yaşananların sebebi de budur. Sorunları görmezden gelmek  ve baskı, şiddet yolu ile çözmeye çalışmak olmuştur.  AK parti iktidarını yaratan,  bu çok basit sosyolojik ve de psikolojik dinamizmi bilmeyen ya da bilirse işine gelmeyen bir geçmiş iktidarlar, zümreler topluluğudur.

 

Yıllarca Güneydoğuyu görmezden gelip, başörtülü insanları yok sayıp, eli hep iktidarların üzerinde olan askeri bir zümre yaratıp sorunları hep öteleyenlerin sonucudur AK parti.

 

Düşünebiliyor musunuz, AK parti hala 16 yıl sonra bile  başörtüsünü can simidi olarak kullanmaktadır.

 

Bu yüzden, dememiz odur ki,  toplumun sorunlarını da bastırarak çözmek mümkün olmamıştır. AK parti ya da başka bir parti fark etmez, öyle ya da böyle bu sorunlar bir gün karşısına çıkacaktı Türkiye deki devlet denilen kurumun.

 

Ve çıktı da ve bu sorunları çözerim diyerek de halkı sürükledi peşinden AK parti.

 

Çözdü mü, bir şekilde çözdü. 16 yıl içinde başörtü sorunu çözüldü. Üniversiteler, liseler, ya da devlet kurumları başörtüsüne açık hale geldi.

 

Türkiye’de ezildiği ve yok farz edildiği söylenen muhafazakâr kesim de, biz de bu ülkenin vatandaşıyız dedi ve hatta söz sahibi oldu.

 

Askeri vesayet, yöntemlerini tartışa tartışa bitiremeyeceğimiz şekilde iktidarların üzerinden el çektirildi.

 

AK parti Türkiye’ye özgürlük ortamı yaratmaya geldim, dedi ve gerçekten de kendisine gönül verenlere ve geçmişte mağdur olan bir kesime özgürlüğünü verdi.

 

Misyonunu tamamladı. Kendisine oy verenlere, gönül verenlere gerekeni yaptı.

 

Amma velâkin, diğer sorunları, çok ihtiyacımız olan özgürlükleri hasıraltı etti.

 

Kendi camiasını kucaklarken, geçmişte dışlandıklarını söyleyip en çok acıyı çekmiş olmalarına rağmen daha da kötüsünü yapıp toplumun diğer yarısına çok acı çektirdi.

 

 Kürt sorunu çözümü bir yana, daha da kanar hale geldi. Güney doğu bu evrede yakıldı, yıkıldı, yok edildi. Çok can yandı, çok canımız yandı.

 

Fetullah Güleni  ve Fetö Terör örgütünü elbirliğiyle yaratanlar, geçmişte yer alan  tüm siyasi partilerdi ama tabi ki 16 yıllık iktidarı nedeniyle bu konuda  AK parti müthiş bir prestij kaybetti.  Ne kadar yanıldık deseler de, ne kadar sonradan FETÖ terör örgütü deselerde tarih bunu bir köşeye not etti. Silinmeyecektir.

 

Demokrasi sekteye uğradı, farklı ses çıkaranlar, terörist olarak nitelendirilip tutuklandı ve diğerlerine gözdağı verildi. Konuşan yanar, diye.

 

%10 oy almış bir partinin lideri ve de hatta şu anda T.C nin Cumhurbaşkanı adayı cezaevinde bulunmakta olup, yine de halkına düşmanca mesajlar yerine barış mesajları göndermekte, ‘’ ketılım arıza yaptı, yazamadım’’ esprileriyle halini arz etmektedir.

 

Sadece bu basitçe not düştüklerimiz bile ülkemizin içinde bulunduğu vahameti göstermektedir.

 

Ekonomik sorunlara değinmesek bile.

 

AKP bu yüzden yıpranmıştır, yıpranması da çok doğaldır. 16 yıl çok uzun bir süreçtir hükümetler için. 16 yılda zaman değişmiş, kaç tane yeni nesil gelmiştir dünyaya, teknoloji, inanların bakış açısı değişmiştir. Ayak uydurmak zorlaşabilir tüm bu değişime.

 

AKP misyonunu tamamlamış, seçmenine verebileceğini vermiştir.

 

Artık değişim zamanıdır. Bu CHP, AKP, MHP, HDP  meselesi değildir.

 

Yeni düşünceler, yeni projeler, yeni bakış açıları, yeni bir dünya meselesidir.

 

Olay TAMAM mı, DEVAM mı meselesi de değildir.

 

Olay ülkemizde yeni rüzgârların esmesi, insanların heyecan duyması olayıdır.

 

VE DE YENİ BAŞLANGIÇLARA KUCAK AÇMANIN ZAMANIDIR.

 

 

Nazan Çoker Çinko



Bu yazı 90 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI