Bugun...

Nazan Çoker ÇİNKO
SEÇİME DOĞRU - 1 -
Tarih: 22-06-2018 09:14:00 Güncelleme: 22-06-2018 09:14:00


 

 

 

 

 

Doğadaki değişimlerin her biri bir süreçtir. Depremler oluyorsa yeraltındaki enerjinin normalden fazla birikimi, hortumlar gerçekleşiyorsa ve buzullar eriyorsa iklimdeki değişim ve bunların sonucunda insanlarda ölüyorsa o da doğanın dengesinin insan eliyle bozulmasındandır.

 

Bir çocuk derslerinde başarısız oluyorsa, ailesinin, eğitimcilerin veya yanlış eğitim sisteminin sonucudur bu başarısızlık.

 

Demem odur ki, bir sebebi vardır yaşananların, olayların.

 

16 yıldır bu ülke yönetimine, birkaç nesilin yetişmesine, hataları ve sevapları ile hayatımıza, kültürümüze, refahımıza veya yoksulluğumuza ve de acıların yahut da mutlulukların yaşanmasına, ekonomik konjöktüre, savaşlara, ya da bir zamanlar barışa damga vuran AKP ve Tayyip Erdoğan,

 

Gökyüzünden inmedi topraklarımıza, ya da walking dead gibi canlanmadı birden topraktan ya da bir UFO ile gelmedi uzaydan.

 

2002 yılı ve öncesinde yaşanan olaylar ve de ne yazık ki basiretsiz siyasetçiler var etti Tayyip Erdoğan’ı.

 

1997 yılında Siirt’ te bir mitingde okuduğu şiir yüzünden cezaevine gitmesiyle sonuçlanan bir süreç, bir dönemin de başlangıcı oldu.

 

2001 yılında Fazilet Partisinin kapatılması ve bu partinin Milli Görüş kanadı Saadet Partisini kurarken, daha ılımlı olarak kendini tanıtan diğer kesim AKP’ yi kurarak Türk siyaset sahnesinde yerini aldı.

 

Parti Kapatmalar, Anayasa Kitapçığını fırlatmalar, Doların roket gibi fırlaması, borsanın kanatları kopmuş bir kuş gibi çakılması, yolsuzluklar,  hortumlamalar, başörtülü öğrencilerin üniversite kapılarına yığılması, orduevlerine başı bağlı anaların alınmaması, iki de bir askerin siyasilerin kulağını çekmesi…

 

Ve sonuçta 2002 seçimlerinde seçime giren partilerden 16’sı barajı aşamayıp, sadece CHP VE AKP MECLİSE GİREBİLDİ.

 

Halk’’yeter’’ dedi, ‘’tamam artık’’dedi. Yenilik aradı, değişim aradı, güvenmek istedi. Kim güzel şeyler söylerse değil, kim yeni ise, kim denenmemişse ona gidecekti ve gitti de. Bunun en somut örneği seçimden henüz 5 ay önce kurulmuş olan Cem Uzan’ın Genç Partisinin aldığı % 7 oy oranıydı.( ki AKP’ yi iktidara taşıyan sebeplerden biridir)  Erdoğan’ın karşısına Deniz Baykal’ın çıkarılması, DSP’ nin artık tükenmiş Ecevit ile MHP’nin kendi kuyusunu kazan Bahçeli ile Lale Devrini Tamamlamış ANAP’ın, yolsuzluklarla anılan Mesut Yılmaz ile halktan oy istemesi abesle iştigal olmuş bu durumda.

 

Katılımın % 79 olduğu, seçmenin% 54’ünün parti değiştirdiği 2002 de,  AKP’NİN zaferle çıktığı seçimin mimarlarından olan ve 15 Temmuz darbe girişiminde hayatını kaybeden AKP’nin reklamcısıve Erdoğan'ın yol arkadaşı Erol Olçak’’ seçimi kazanmak için, neyin söylendiği değil, kimin söylediği önemlidir'' diyerek de son noktayı koymuş oldu.

 

Kısacası halk yeni bir ses, yeni bir söylemi dinledi. Eskilere güle güle dedi, yeni bir yüze ‘’hoş geldin’’dedi, bir dönemin siyasi aktörlerini sandığa gömdü.

 

Bu arada 2002 seçimlerinde AKP,  sağ oyların yanında, liberallerin ve aydınların ve de cemaatlerin(  fetöcülerin ) desteğini de alarak sarsılmaz iktidarının temellerini atmış oldu.

 

Ve de, İngiltere’ de özgürlüğe atılan ilk adım, halk ile kral arasında imzalanan Magna Carta 1215, seçimle oluşan ilk parlamento 1265, Fransa’da Fransız İhtilalinin ardından cumhuriyetin kurulduğu 1792 olarak görülürse ve tarihler kıyaslanırsa, Atamızın kurmaya çalıştığı,  Genç Cumhuriyetimiz, Fransız’a, İngiliz’e, İtalyan’a kök söktüren ama ne yazık ki içeride temellerini sağlamlaştıramadığı Güzel Ülkemiz farklı bir mecraya, belki de yaşanması gereken bir mecraya doğru adım attı.

 

Politik üst yapıda gerçekleşen değişim ekonomik ve kültürel alt yapıyı da tamamen değiştirdi ve şekillendirdi. Türkiye deki egemen güçler, burjuva, Türk aydını,  sokaktaki adam da değişimden nasibini aldı.

 

Sonrasında herkes mutlu oldu mu?

 

AKP' nin zaferi ve sonrasındaki icraatları,

 

refah ve huzur getirdi mi?

 

 ülkemize saygınlık ve ekonomik büyüme getirdi mi?

 

 kardeşlik ve barış getirdi mi?



Bu yazı 735 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI