Bugun...

Rahmi AKDAŞ
NE HABER?
Tarih: 23-03-2015 05:10:00 Güncelleme: 23-03-2015 05:11:00


 

 

 

 

 

         Haber izleyemiyorum artık, sinirlerim bozuluyor. Şöyle bir göz atmak bile geriyor beni, resmen dengemi bozuyor. Hele siyasilerden birinin, özellikle de Cumhurbaşkanı'nın bir konuşmasına denk gelirsem, iyice cinleniyorum. Kendisi gibi düşünmeyen herkesi küçümseyen, sözde bütün vatandaşları içinmiş gibi sahte bir sevecenlik sergilerken, o her şeyi bastıran külhani tavır çok aşağılayıcı gelmiyor mu size de? Her konuşmada, kim bilir hangi danışmanın önerisiyle, slogan niteliğinde can alıcı bir cümlenin bulunması da o kadar samimiyetten uzak ki... Ve benim duygularıma kapılıp, böyle yazdıkça yazasım gelen bu sözler öyle riskli bir yöne doğru gidiyor ki... Her şey öyle bıçak sırtı ki, bir iki örnek daha verip kesmek iyi olacak.

 

       Geçen gün, hangi konuşmasından sonraydı bilmem, köylü bir kadın, üzerine peçete örtülü bir kapla, pişirdiği yemeği ta otobüsüne kadar getirdi, kendisi de eşiyle birlikte,'büyük tevazu göstererek' o yemekten yedi, hem de hiç tereddüt etmeden! Eh,biz de bunu yedik.Acaba rastgele biri yüz metre yakınına öylece sokulabilir mi?Ve de, kendisine rastgele sunulan bir yemeği, güvenli olup olmadığına bakmadan yiyebilir mi? Tıpkı geçenlerde Ajda Pekkan'ın konserinde olduğu gibi. Küçük bir kız o kadar güvenliği ve protokolü yarıp sahnenin önüne kadar gelebildi. Ajda da büyük bir sevecenlikle, sahte bir şaşkınlıkla ve iyice frikik vererek eğildi, kızı öptü, vesaire vesaire. Biz de yedik(!)Yani ha böylesi 'siyaset', ha gösteri dünyası..

 

         Gelelim süratle kalkınmakta olduğumuz 'gerçeği'ne !.. Ülkecek kalkınıyoruz. Nasıl? İnşaat,inşaat, inşaat. Yol, köprü, tünel, tüp, gökdelen, hatta kanal, hatta termik santral... Ama kar yağdı mı okula gidemeyen çocuklar varmış, dert değil. Hiç okul yokmuş, ya da var olan derme çatma okulların pencerelerinden giren karlar sınıflara dolarmış, taşımacı eğitim çökmüş, dert değil. Büyük yatırımcılar tüm köşeleri dönerken halk açlık sınırında yaşıyormuş, evsizler gün be gün artıyor, Suriyeli sığınmacılar perişan, sağlık sistemi öncekinden beter olma yolunda.. dert değil. Büyük şehirlerde onca yola, geçide, tünele rağmen trafik sorunu günden güne içinden çıkılmaz oluyormuş, hatta bazı üst geçitlerin yaya trafiği araç trafiğinden betermiş, olsun..

 

           Peki, toplumsal hayatın her alanında yaşanan arbedelere ne demeli? Kavga gürültü, polis müdahelesi haberi duymadan gün geçmiyor. İnsanımız mutsuz, gergin, sinirli. Şiddet her yanda, hele kadına şiddetin sonu gelecek gibi değil. Kirli kürt savaşının yerini alacak neredeyse.. O sosyal medya denen 'şey' de sansasyon fabrikası gibi, tüy dikmekte olan bitene..

 

           'Kalkınma', inşaatla, hizmet sektörüyle olmaz demeye çalışırken dağıttım konuyu. Bir de : "bir ülkede üst katlarla alt katların arasında" bu kadar derin uçurum varsa, o ülkede kalkınmadan söz edilemez. Yani birileri bin lirayı tek bir bardağa (bizim cebimizden) verirken, birileri ondan daha az parayla aile geçindirmek zorundaysa ve birilerinin çocuğu el bebek gül bebek büyürken, birilerininki küçük yaşta üç kuruşa satılıyorsa; ister yerin yedi kat dibine yol yap, ister göğün yedi kat tepesine kula dik, para etmez. 

 

           Neo liberal kapitalizm, ana vatanında terk edilmişken "güççük Amarikanyayı" topyekün çöküşe doğru sürüklerken, uyarması yine bize düşüyor. Anlayana tabii ki.. Vicdanı olanlara.. İnsan kalabilmişlere .. 

 



Bu yazı 3597 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI