Bugun...

Remzi KISA
DÜNYANIN EN ESKİ MESLEĞİ...
Tarih: 01-11-2013 09:49:00 Güncelleme: 01-11-2013 09:49:00


 

 

Dünyanın en eski mesleği denildiğinde akla ilk gelen fahişeliktir nedense. Fahişelik, bir insanın aynî ya da nakdî bir bedel ya da korunma karşılığında bedenini  müşterisinin  cinsel tasarrufuna tahsis etmesidir.  Bu tahsis, tarafların durumuna göre belirli bir süre ile sınırlıdır. Fuhuşta   taraflar arasında karşılıklı duygusal bağ yoktur. Yalnızca iğrenç bir satma ve satın alma vardır.   Fuhuş pazarında “fahişe”, “orospu”, “sermaye”, “battaniye”, “şorolo”, “jigolo”, “top” gibi sıfatlarla anılan alıcı ve satıcılardan başka, taraflar arasında aracılık yapan figüranlar da bulunabilir. Onlar kendilerine “aracı”, “komisyoncu”, “organizatör” gibi sıfatlar yakıştırsalar da  halk dilinde genellikle “Pezevenk”  diye adlandırılırlar.

 

Fuhuş piyasası genellikle arka sokaklarda faaliyet gösterse de  kentlerin en gözde semtlerindeki beş yıldızlı konaklama mekânlarında kimi  ahlâk mücahitlerinin(!) yüksek himayelerinde ve elbet yüksek bedeller karşılığında da icra-i faaliyet eylemektedir.

 

Özetlemek gerekirse, fuhuş, insan bedeninin, alıcısına cinsel hizmet vermek amacıyla doğrudan ya da aracılar eliyle satılması demektir ve insanlığın tarih boyunca yaşayageldiği,  ahlâkî, dinsel ve yasal yaptırımlarla bir türlü önleyemediği, bilgisizlik, bilinçsizlik, yoksulluk ve çaresizlik var oldukça da sürüp gidecek olan iğrenç bir toplumsal kanserdir. Meğer ki gün gele, bütün insanlar iş ve aş sahibi olalar; insanlar başkalarını onların rıza, sevgi  ve istekleri olmaksızın yataklarına almaya kalkışmayacak kadar onur  ve kişilik  sahibi   olalar!

 

Pezevenk kesiminin insan cinselliğini pazarlama yoluyla  elde ettiği yüksek kazanç daha da çok kazanma hırsını körükleyince insanın yalnızca cinselliğinin  değil, tüm bedeninin, emeğinin, alın terinin, inancının, mesleğinin, yeteneklerinin de alıcılara peşkeş çekilmesinin söz konusu olabileceği fark edilmiş ve ortaya bu amaçlarla yeni meslekler çıkmıştır: İşçilerin alın terlerini işverenlere peşkeş çeken sarı sendikacılık gibi, para karşılığında başka ülkelerin ordularında savaş görevi üstlenmek gibi, başka ülkelerde para karşılığı savaşacak ya da daha açıkçası insanları kurşuna dizecek psikopatları derleyip, eğitip müşteri ülkelere demokrasi taşıyıcı(!) olarak ihraç eden paşa eskisi organizatörler gibi,  silah arkadaşlarını arkadan vurmak, ispiyonlamak gibi…  meslekler ve mensupları dünyanın bir çok ülkesinde itibar görmekte: örneğin sarı sendikacılar, ülkelerini pazarlayan sarı iktidarlarca parlamenterlikle ödüllendirilmekte, halkına ihanet eden kanaat önderleri çok yüksek ücretlerle sözüm ona danışmanlık makamlarında şakıtılmakta, silah arkadaşlarına ihanet edenler üstün şeref bilmem neleriyle süslenip püslenip özel zırhlı koruma altında ihanet müzelerinde teşhir edilmekte… dirler. Bu  yeni sektörün muhteşem(!) figürleri, yani organizatörleri, simsarları, pazarlamacıları,  kuşku yok ki  eskinin köşebaşlarındaki “karı lâzım mı abi?”cilerinden çok daha iğrenç, çok daha rezil, çok daha nüfuzludurlar! Asıl fahişeler, kuşku yok ki bunlar ve işbirlikçileridirler..

 



Bu yazı 1204 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI